Kardiyoloji Ve Kalp Damar Aynı mıdır ? Hangi Bölüme Ne Zaman Başvurmalı?

Kardiyoloji ve kalp damar aynı mı?” sorusu, göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ya da bacaklarda şişlik gibi şikayetlerde hangi uzmanlığa başvurulacağını netleştirmek için kritik öneme sahiptir. Bu yazıda iç hastalıklarının bir üst uzmanlık alanı olan kardiyoloji ile cerrahi girişim gerektiren durumları üstlenen kalp damar cerrahisi arasındaki temel farkları, hangi belirtilerde poliklinik randevusu almanız gerektiğini ve ameliyat gerektirebilecek senaryoları anlaşılır biçimde ele alacağız; ayrıca doğru bölümü seçme ve randevu planlama sürecinde işinizi kolaylaştıracak pratik ipuçları paylaşacağız.

Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi: Farkları ve Kapsamları

Sağlık hizmetlerinde kardiyoloji ile kalp damar cerrahisi sıkça karıştırılır; oysa amaçları benzer olsa da yöntemleri farklıdır. Birinde tanı, izlem ve girişimsel işlemler ön plandayken, diğerinde açık veya endovasküler ameliyatlarla yapısal sorunlar düzeltilir. Böylece hasta, şikayetinin niteliğine göre en uygun branşa yönlendirilir.

Kardiyoloji nedir, hangi hastalıklarla ilgilenir?

Klinik odağı: ritim bozuklukları, göğüs ağrısı, hipertansiyon, kalp yetersizliği ve koroner darlıklar.
Araçları: EKG, ekokardiyografi, efor testi, holter ve laboratuvar marker’ları.
Girişimler: anjiyografi, stent, ablasyon, pacemaker/ICD takılması.
Ayrıca yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavileriyle hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınır.

Kalp damar cerrahisi nedir, hangi ameliyatları kapsar?

Ameliyatlar: koroner bypass, kapak onarımı/değişimi, aort anevrizması cerrahileri, endovasküler stent-greft uygulamaları, damar tıkanıklıklarına yönelik rekonstrüksiyonlar.
Hedef: mekanik/ yapısal problemi kalıcı biçimde düzeltmek ve komplikasyon riskini azaltmak.

Kalp damar hastalıklarında multidisipliner yaklaşım

Öncelikle doğru tanı için görüntüleme, laboratuvar ve risk skorlama birlikte değerlendirilir. Ardından konsey modeliyle hekimler seçenekleri karşılaştırır; bazı olgularda ilaç veya stent, bazılarında cerrahi daha güvenli olur. Ayrıca rehabilitasyon, beslenme ve egzersiz planı tedaviyi tamamlar. Böylece kişiye özel, hızlı ve güvenli bir bakım sağlanır.

Hangi Belirtilerde Kardiyolojiye Başvurmalı?

Kimi zaman belirtiler belirsizdir; yine de kardiyoloji polikliniğine erken başvuru hayat kurtarır. Cerrahi gereksinimi düşündüren tablolar içinse yönlendirme kalp damar cerrahisi ekibine yapılır. Aşağıdaki işaretleri ciddiye alın ve gecikmeyin.

Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı gibi uyarı işaretleri

“Ani başlayan, baskı‑sıkışma tarzı göğüs ağrısı ve soğuk terleme, acil değerlendirme gerektirir.”

  • Egzersizde artan göğüs rahatsızlığı, istirahatte geçmeyen sıkışma
  • Dakikada düzensiz/çok hızlı nabız, bayılmaya eğilim
  • Eforla veya gece artan nefes darlığı, ortopne
  • Eşlik eden baş dönmesi, halsizlik, açıklanamayan yorgunluk
    Bu şikayetlerde randevu alarak hızlı değerlendirme isteyin; gerekirse hekiminiz ileri testlere yönlendirir.

Hipertansiyon, kolesterol ve ritim bozukluğu takibi

  • Uzun süreli yüksek tansiyon ve yüksek LDL için düzenli izlem şarttır.
  • Aile öyküsü olanlar ve diyabetliler, daha sık kontrol planlamalı.
  • Ritim sorunlarında Holter, ekokardiyografi ve egzersiz testiyle risk tabakası yapılır. Ayrıca, yaşam tarzı ve ilaç uyumu yakından izlenir.

Acil durumlar: Ne zaman 112?

  • İstirahatte >10 dakika süren, kola/çeneye yayılan göğüs ağrısı
  • Şiddetli nefes darlığı, morarma, bilinç değişikliği
  • Yeni gelişen felç bulguları, bayılma, nabzın alınamaması
    Bu durumlarda beklemeyin; hemen 112’yi arayın. Kendi aracınızla yola çıkmak risklidir; ambulans öncelik ve erken müdahale sağlar.

Hangi Durumlar Kalp Damar Cerrahisini Gerektirir?

Günlük pratikte bazı tablo ve aciller, medikal tedavinin ötesinde cerrahi girişim gerektirir. Böyle durumlarda tanı ve hazırlık sıklıkla kardiyoloji ile başlasa da, müdahale planını çoğunlukla kalp damar cerrahisi ekipleri yapar.

Damar tıkanıklığı, anevrizma ve varis sorunları

  • Kritik bacak iskemisi: istirahatte ağrı, iyileşmeyen yara, parmakta morarma/soğukluk cerrahiyi düşündürür.
  • Anevrizma: Özellikle aort çapı ≥5,5 cm, hızlı büyüme, rüptür/diseksiyon bulguları acil girişim endikasyonudur.
  • İleri varis ve venöz yetmezlik: tekrarlayan kanama, ülser, ciddi ödem ve ağrı durumlarında cerrahi veya endovenöz tedavi gerekebilir.

Kapak hastalıkları ve aort cerrahisi endikasyonları

  • Şiddetli kapak darlığı/yetmezliği (ör. semptomlu aort darlığı, EF düşüşü, pulmoner hipertansiyon).
  • Enfektif endokarditte vejetasyon, kapak yırtığı, kontrolsüz sepsis.
  • Aort diseksiyonu (özellikle akut Tip A): yaşamı tehdit eden acil cerrahi nedenidir.

Ameliyatsız (endovasküler) ve açık cerrahi seçenekleri

  • Endovasküler: stent-greft (EVAR/TEVAR), balon, stent, tıkayıcı cihazlar.
  • Açık cerrahi: bypass, endarterektomi, kapak tamiri/değişimi, aort onarımı.
    Tercih; hastanın riski, anatomisi ve eşlik eden hastalıklara göre belirlenir. Multidisipliner “kalp ekibi” yaklaşımı ile en güvenli ve kalıcı çözüm hedeflenir.

Randevu Planlama ve Doğru Bölümü Seçme İpuçları

Önce belirtilerinizi netleştirin, ardından randevunuzu planlayın. Semptom günlükleri tutmak, ilaç listenizi yanınızda bulundurmak ve geçmiş raporları eklemek süreci hızlandırır. Ayrıca aile öykünüzü ve yaşam tarzı faktörlerini not edin; bu bilgiler, doğru uzman seçimini kolaylaştırır. “Erken başvuru, gereksiz beklemeyi ve karmaşıklaşan süreçleri önler.”

Sevk ve tetkik süreçleri: EKG, EKO, anjiyo

  • EKG: Ritim ve iletim bozuklukları için ilk basamak. Hızlı, ağrısız.
  • EKO: Kapak yapıları ve pompa fonksiyonları için görüntüleme.
  • Anjiyo: Damar açıklığı ve lezyonların haritalanması. Gerekirse girişim yapılır. Sevk zincirinde önce muayene, sonra hedefe yönelik tetkikler gelir; gereksiz tekrarları önlemek için raporlarınızı paylaşın.

Kalp damar risk faktörlerine göre tarama ve kontrol aralıkları

  • Yüksek risk (hipertansiyon, diyabet, sigara, aile öyküsü): 6–12 ayda bir değerlendirme.
  • Orta risk (kolesterol yüksekliği, fazla kilo): 12 ayda bir temel tarama; gerekirse EKO.
  • Düşük risk: 2 yılda bir EKG ve temel kan testleri. Bununla birlikte, yeni başlayan göğüs baskısı, bayılma, eforla nefes darlığı varsa beklemeden başvurun.

Kardiyoloji mi, kalp damar cerrahisi mi: karar ağacı

  • Göğüs ağrısı, çarpıntı, ritim düzensizliği, nefes darlığı → önce kardiyoloji.
  • İlaç ve girişimsel yöntemle çözülemeyen darlıklar, ileri kapak hastalıkları, aort genişlemeleri → kalp damar cerrahisi.
  • Şüphedeyseniz: Ön değerlendirme için iç hastalıkları ya da aile hekimine başvurun; uygun birime yönlendirilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi aynı bölüm müdür? Aralarındaki temel fark nedir?

Hayır, aynı bölüm değildir. Kardiyoloji, iç hastalıklarının yan dalı olup kalp ve damar hastalıklarının tanı ve ilaçla ya da kateterle (anjiyografi, stent, ritim ablasyonu, TAVI gibi) tedavisiyle ilgilenir. Kalp ve Damar Cerrahisi ise açık veya kapalı cerrahi girişimler yapar; koroner bypass, kapak onarımı/değişimi, aort anevrizması/diseksiyonu ameliyatları, karotis endarterektomisi, periferik damar tıkanıklıkları ve varis tedavileri (ameliyat, lazer, köpük) bu alanın konusudur. Çoğu hastada ilk değerlendirme kardiyoloji tarafından yapılır; cerrahi gereksinim olduğunda Kalp ve Damar Cerrahisi’ne yönlendirilir.

Hangi şikayetlerde hangi bölüme başvurmalıyım? (Kardiyoloji mi, Kalp ve Damar Cerrahisi mi, Acil Servis mi?)

Göğüs ortasında 20 dakikadan uzun süren sıkışma, kola/çeneye yayılım, soğuk terleme, bulantı, ani nefes darlığı veya bayılma varsa vakit kaybetmeden 112/Acil’e başvurun. Çarpıntı, eforla artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, ritim düzensizliği, bacaklarda eş zamanlı ödem gibi yakınmalarda öncelik kardiyolojidir; EKG, ekokardiyografi, efor testi, Holter gibi tetkiklerle değerlendirme yapılır. Bacaklarda belirgin varisler, ciltte kahverengi renk değişikliği/yaralar, tek taraflı ani şişlik (DVT şüphesi), yürümede baldır ağrısı (periferik arter hastalığı), bilinen aort anevrizması veya karotis darlığı için Kalp ve Damar Cerrahisi’ne başvurun. Ani şiddetli sırt-göğüs ağrısı ve yırtılır tarzda ağrı aort diseksiyonu olabilir; bu durumda doğrudan Acil’e gidin.

Rutin kalp-damar kontrolleri ne zaman yapılmalı? Riskim yüksekse nasıl bir yol izlemeliyim?

Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı olanlar (erkek birinci derece <55, kadın <65), sigara içenler, hipertansiyon, diyabet, obezite veya yüksek kolesterolü olanlar 30’lu yaşlardan itibaren kardiyoloji kontrolüne başlamalıdır. Genel popülasyonda 20–39 yaş arası 4–6 yılda bir temel risk değerlendirmesi; 40 yaş ve üzerinde yıllık kan basıncı, lipit profili, açlık şekeri/HbA1c ve EKG uygundur. Şikayeti olanlarda efor testi, ekokardiyografi, gerektiğinde BT kalsiyum skoru/BT anjiyo düşünülebilir. Bacak varisleri, yürüme ile bacak ağrısı veya venöz ülser varlığında Kalp ve Damar Cerrahisi kontrolü planlayın. Çocuklarda üfürüm, morarma veya gelişme geriliği varsa Çocuk Kardiyolojisi’ne başvurulmalıdır. Yüksek risk saptanırsa yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavisi için kardiyoloji takibi şarttır.

Yazar: Aydan Çelik